Yozgat Sorgun Akocak Köyü Ziyaretçi defteri Mesajları
« ÖncekiSonraki »Mesaj GönderAna SayfaYönetici Giriş| KEMALETTİN ARSLAN/ 07/02/2010 04:04 |
![]() | ||
| 2008 yılında engelli malzemelerini getirmeleri sırasında gümrükte bazı büyük malzemelere el konulduğunu, aynı olayın bu sefer de yaşandığına dikkat çeken Karabel, “Biz gümrükte o sene alıkonulan malzemeleri alacağımızı tahmin ederken, bu yıl da aynı olumsuzluğu yaşadık. Gümrükte bazı akülü arabalara el konuldu. Geçen yıl el konulan arabaları sorduğumuzda ise, onların açık artırma ile satıldığı bilgisi verildi. Bu araçlar saatte 6 km hız yapabilen araçlardır. Bunlar sağlam insanın işine yaramaz. Bir yetkili, sağlamların da bu araçları aldığını söyledi. Biz ne amaçla getirdik, ilgililer kime hizmet ediyor, anlayamadık. Bu olumsuzluğun nedeni, konulan kotalara bağlanıyor. Bu kez getirdiğimiz 27 akülü aracın 10 tanesine el konuldu. Bu araçların tanesi 10 bin lira civarındadır. Sanırım onları da ihale usulüyle satacaklar. Bu durum bizi çok üzdü. Tüm bunlara rağmen bizim bu yardımlarımız devam edecek” diye konuştu. | |||
| KEMALETTİN ARSLAN/ 07/02/2010 04:03 |
![]() | ||
|
Almanya Bielefelt Özürlüler Derneği SORGUNLU ÖZÜRLÜ VATANDAŞLARA SANDALYE BAĞIŞLADI Cumartesi, 06 Şubat 2010 Sorgun Engelliler Umut Derneği’ ne, Almanya Bielefelt Özürlüler Derneği’nce özürlülerin kullanması için bağışlanan tekerlekli sandalye ve koltuk değneği ,Almanya Bielefelt Özürlüler Derneği üyelerinden Sorgun -Akocak Köyü nüfusuna kayıtlı DURSUN KARABEL tarafından Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanı Süleyman Özdemir’ e teslim edildi. Teslim sırasında konuşan DURSUN KARABEL, 2008 yılında Sorgun’ a bir tır dolusu akülü araba, tekerlekli sandalye, koltuk değneği getirdiklerini belirterek, “Memleketimizde o kadar çok engelli vatandaşımız var ki, getirdiğimiz bir tır dolusu engelli malzemesi yetmedi. Bu yıl da Etimesgut Belediyesi ile aynı amaçlı ortak bir organizasyon gerçekleştirerek engelli vatandaşlarımıza dağıtılmak üzere bir tır dolusu malzeme getirtip, 12 tekerlekli sandalye ve 20 koltuk değneğini Sorgun Dernek Başkanımız Süleyman Bey’ e teslim ettik. Kendisi de acil ihtiyacı olan kardeşlerimize dağıtacak” dedi. | |||
| Site Yöneticileri/ 31/01/2010 23:47 |
![]() | ||
| Yasin GÜRALP kardeşimize Yeni vatani görevinde allah yardımcı olmasını diliyoruz. Hayırlı teskereler.. | |||
| yasin güralp / 31/01/2010 05:10 |
![]() | ||
| yasin güralp:bundan sonraki vatani görev yerim hakkari havancı olarak gidyorum.(manga komutanı) havan kullanmak süper bişey! burda son görev olarak 3 günlük intikalim kaldı perşembe günü çıkoyruz allah izin veririse herkese eğiridrden slm | |||
| rıza turan/komandooooooo 24/01/2010 15:18 |
![]() | ||
| offfff gecmıyo gunler zaman durdumu yoksa daha 112 tane daha gunes dogacak burda zamana ınat ayaktayız cunku bız komandoyuz borumu safak herseye ragmen 112 baska yok | |||
| RIZA TURAN/batman sason komando tab 19/01/2010 06:13 |
![]() | ||
| pazar gunu oparasyona cıktık buyuk bır gorevdı dort gece kalmak sartıyla cıktık bır pkk gurubu vardı onları almaya gıttık ama cıkan catısmada bır uzmanımızı kaybettık bır canımızı daha zorıde bıraktık RUHU SAAD OLSUN SAFAK:115 | |||
| burak öcal/dalaman muğla 18/01/2010 04:17 |
![]() | ||
| sayın dernek başkanı ve yönetim kurulu üyeleri çalışmalarınızda başarılar diler gözlerinizden öperim. köyümüzden vefat edenlerin yakınlarının telefon numaralarının yazılmasını uygun olacağını düşünüyorum. selamlar... | |||
| site yöneticileri/ 15/01/2010 01:36 |
![]() | ||
|
merhabalar sitemize direk olarak video yükleyemiyoruz yanlız; Videoları www.youtube.com, www.izlesene.com www.vidivodo.com gibi video ekleme sitelerine ekleyip bizlere linlklerini yollarsanız sitemizde yayınlayabiliriz. | |||
| KEMALETTİN ARSLAN/SORGUN 14/01/2010 13:33 |
![]() | ||
| arkadaşlar siteye video yükleyemiyozmu ? | |||
| mustafa bozkurt/kayseri 14/01/2010 05:31 |
![]() | ||
| 1973-4devre mustafa karabelin dikkatine 05338132074 nolu telefondayım ararsan görüşürüz selamlar mustafa bozkurt diyar bakırdan | |||
| rıza turan/batman sason komando tab 07/01/2010 13:07 |
![]() | ||
| slm sevgılı koylulerım askerlık te bıtıyo hersey 130 gun ıcın az kaldı ama hasret ve gurbet agır gelıyo artık gorevler oprasyonlar yorucu olmaya basladı neyse yaradana emnaetsınız komando nobette yatagınızda rahat uyuyun sızler safaf artık karanlık degıl sadece 130 bsaka yooooooooooookkkkkkkkkkkkkkkkk | |||
| KEMALETTİN ARSLAN/SORGUN 06/01/2010 00:18 |
![]() | ||
|
SORGUN EFSANESİ Kerkenes Dağı’nın surları yüksek mi yüksekti. Güzellikte tekti. Dillere destandı Murat Şah’ın Kalesi. Belik örülürdü atlarının yelesi. Murat Şah’ın bir kızı vardı. Güzelliği dillere destandı. Adı Gülistan’dı. Her gün en büyük kuleye çıkar, Bedirbaba arazisine doğru bakar, birgün gönlünün prensinin o yönden geleceğine inanırdı. Güçlü poyraz karşısında gözyaşları lüle lüle saçlarına karışırdı. Yüreğinin coşkusu rüzgar ile yarışırdı.Aylardan bir ay, günlerden birgün Bedirbaba arazisine çadırların konduğunu gördü. Mevsim bahardı. Gülistan’ın umutları vardı. Babası Murat Şah’a yalvardı. Hıdrellez kutlamak için Bedirbaba’ya vardı. Bedirbaba Gülistan’ı çok severdi. Herkese onu överdi. Ona kanat gererdi. O gün Gülistan’a bir sır verdi. Dedi ki:”Senin gönlünün sultanı buraya geldi.” Gülistan sürdü atını, uçar gibi. Sevincinden atın üstünde değil, bulutların üstünde gittiğini zannetti. Yolda bir çeşmede durdu. Bir yiğit gördü ansızın. İkisi de kala kaldı. Zaman durdu. Sanki birbirlerini önceden tanıyorlardı. Gülistan’ın prensi buydu. Rüyalarının kahramanı oydu. Adı Ali’ydi. Oğuz boylarından Bozok Beyi Mehmet’in oğluydu. Tanıştılar iki genç çeşme başında. Sözleştiler buluşmak için kale dışında. Sevdaları büyüdükçe büyüdü. Gülistan ile Ali’nin aşkını duymayan kalmadı. Murat Şah duyunca hiç memnun olmadı. Gülistan’ın kaleden çıkmasına yasak koydu. Ali’nin gönlü hasretle doldu, yandı tutuştu deli oldu. Uluları topladı. Bozok Beylerinden; Halil Baba, Cuma Fakı ve dayısı Durali toplanıp Murat Şah’a gittiler. | |||
| KEMALETTİN ARSLAN/SORGUN 05/01/2010 12:15 |
![]() | ||
| Yalvardılar yakardılar ama nafile… Nuh dedi, peygamber demedi. Gülistan’ı Ali’ye vermedi. Ali çareyi Ganidede Dağı’na çıkmada buldu. Ganidede Dağı’ndan uzaktaki Kerkenes Dağı’na bakıyor, sevda türküleri söylüyordu. Ganidede Dağı’ndan Gülistan’ın kokusunu alıyordu. Gülistan Kerkenes Dağı’nda, Ali Ganidede Dağı’nda göz yaşları sel oldu, kan oldu, aktı aktı ırmak oldu. Gülistan’ın göz yaşları, kıvrım kıvrım akarak “ Eğri Öz “ oldu. Ali’nin göz yaşları ise aktıkça aktı ırmak oldu; gönlü gibi “ Delibaş “ oldu. İki sevda ırmağı obaya doğru aktı. Obanın ortasına gelince birbirine kavuştu. Ama Gülistan ile Ali kavuşamadı. Murat Şah Gülistan’ı Mükremin Ağa’ya vermek istiyordu. Mükremin Ağa acımasızdı. Eli kanlı, birçok olayda zanlıydı.Mükremin Ağa kafasına koymuştu Gülistan’ı, Ali’yi öldürmek istedi. Plan kurdu sinsice. Günlerden birgün, saatlerden bir saat, Ali ile Gülistan’ın Bedirbaba Tekkesi’nde buluşacaklarını haber aldı. Mükremin Ağa; Ali’yi öldürmek için, okunu fırlattı. Gülistan, Ali’yi kurtarmak için okun önüne kendini attı. Hain ok kalbine battı. Bunu gören Ali, şaha kalktı. Kılıcından Mükremin Ağa’nın kanı aktı. Mükremin Ağa’nın adamları çoktu, merhametleri hiç yoktu. Oracıkta Ali’nin canını yaktı. Üçü birden ölmüştü artik. Kanlar donmuştu artik. Canlar dayanmadı bu acıya. İnsanlar ağladı, gökler ağladı, yerler yandı kül oldu, kömür oldu. Bedirbaba Tekkesi’nden Kerkenes Dağı’na kadar yerler simsiyah kesildi. Sular kaynadı, yeryüzüne fışkırdı. Halen Bedirbaba Tekkesi altında bu acıya dayanamayan sular, ateşinden dışarı fışkırmakta… Şimdi dahi kömür ocaklarında ve kaplıcalarda Gülistan ile Ali’nin sevda türküleri fısıldanmakta. Ama bu sevda türkülerini, sevda çekmiş yürekler duyabilir ancak. Her yıl ilkbaharda “Eğri Öz” coşar, Gülistan’ın saçları gibi kıvrım kıvrım, nazlı nazlı akar. Delibaş ise Ali gibi, deli gibi; meydan okur gibi, sevdaların kabardığı gibi coştukça coşar. Üçünün de öldüğünü duyanlar, oraya toplandı. Murat Şah’ın yüreği hala pişman olmamıştı. Bu aşıkların ölülerini dahi biraraya defnettirmedi. Karşıdaki Üç Tepeler’den birine Gülistan’ı, birine Ali’yi, ortadaki tepeye de Mükremin Ağa’yı defnettiler. O gün bugündür Üç Tepe’den bakarak aşık olan gönüllerde kendilerini bulurlar. Hala düğünü olan çiftler, Bedirbaba Türbesi’ne giderek Gülistan ile Ali`nin hatırasına saygı duyar, Fatiha okurlar. O acı günden sonra Ali’nin babası Mehmet Bey, çadırları söküp, Bedirbaba Arazi’sini terketti. Murat Şah ise;”Bundan sonra bana sormadan buraya kimse obasını kurmayacak” diye emir verdi. Bedirbaba Arazi’sine kim çadır kurmak istese, ona deniliyordu ki; “Git, Murat Şah’a sor da kon.” Murat Şah’tan izin alınarak yerleşilen yer anlamında; “SORDAKON” ismi verildi. Zamanla “SORGUN” oldu. | |||
| Adsız/ 03/01/2010 08:53 |
![]() | ||
| sami arslanın torunu enes arslan 07 08 2009 tarihinde doğdu onuda yeni doğanlara eklerseniz sevinirim. | |||
| rıza /batman 31/12/2009 08:40 |
![]() | ||
| butun yozgat halkının yenı yılını kutlarım safak:135 | |||